Balıklarıma Yem Veririmisiniz?

25 Mayıs 2012 Cuma

Herkese Merhaba .....

komik doktor oyunu
buraları boşlasamda yinede güzel insanların ,güzel dilekli insanların varlığı beni tamamen blogdan koparamıyor .
blog dünyası büyülü bir dünya sanki,ayağın bir alışmaya görsün ...

kendimden biraz haber vereyim dedim sizlere,çok vefasız çıktım değil mi?
sanırım birazcık depresif durumdayım.
mazur görün olmaz mı?

geçen yıl mart sonunda açmıştım bu blogu ? farkli duygularla ..
ama geldiğimiz noktada benim iç döküşüm olmuş,tıpkı günlük gibi.
her ne kadar fazla günlük gibi yazmasam da.

ŞU SIRALAR NELER YAPIYORUM ?

Babam hala Cerrahpaşa 'da Gögüs hastalıkları bölümünde ,teşhis netleşti.

Mide Ca,Bağırsak ;2 kez Tüberküloz sonrası şimdide düşen kemikyoğunluğunluyla beraber oluşan yüksek kemik erimesine iyi geleceği düşünülen senede 1 yapılan bir iğnenin bağışıklık sistemini etkilemesi sonucu oluşan ;

Zaturee
bir süredir hastanede tedavi görüyor,umut ediyoruz ki pazartesi çıkaracaklar.
sabah işe gitmeden ve akşam iş çıkışı bazen günlük izinlerle vaktimizin çoğunu orda geçiriyoruz.

kapıdaki güzenlikle kah kavga ederek kah idare ederek içeri yanına giriveriyoruz.

hastane olayı çok garip bir yer.
hani dünyaya çok fazla meyil ederseniz arada gidip oralarda refakatçi olmanızı tavsiye ederim.
bir daha hayatın ne kadar geçiçi olduğunu anlıyorsunuz.

neyse ben sözü yine uzattım değil mi?

artık fazla arayı açmayacağım merak etmeyin..
oradaki yaşadıklarımızı peyderpey anlatacağım sizlere.
ama bu günlük bu kadar olsun.

hepinize güzel hafta sonları olsun....

ben yine hastanede olacağım.

Hayırlı Cumalar




13 Mayıs 2012 Pazar

Günler Geçerken....

biliyorum çok aksatıyorum buraları.nedenini hala çözemedim ama tamamende kopamıyorum.
sizleride özlüyorum ...
aralarda gelip bakınıp gidiyorum

merak eden arkadaşlara bir ses vereyim istedim.
bu sıralar çok keyifsizim.
birsüredir babam rahatsız ,onunla ilgili sağlık sorunları var.
biz Cerrahpaşa da yine günleri sayıyoruz.
Cerrahpaşa her gittiğimde dahada karışmış oluyor sanki.
ne onunla ne onsuzz
her hasta çıkardığımızda bir daha uğramamak için dua ederken ,
sanki tersini dilemişim gibi yine o bahçe ve yine o ağaçların altındaki bankta diyer hasta ve yakınları ile 
yorgun ve renksiz günler görmek.
umarım babam tekrar eski sağlığına kavuşur.

benden şimdilik bu kadar...

Dua edin olur mu ?

Bu arada Anneler Gününüz kutlu olsun ...

Sevgiler




18 Nisan 2012 Çarşamba

"İnsan Olduğunuzu hatırlayın.
Geriye kalan herşeyi unutsanız da olur."
foto netten alıntıdır.
(Bertrand Russell | Einstein Manifestosu, 1955)

16 Nisan 2012 Pazartesi

Triko Mısırlı....

Merhabalar ,mutlu haftalar....
haftanız,haftamız güzel geçer İnşallah.
Pazartesi bir selam verip ,kaçayım dedim.
nasılsınız ?



Pahalıydı,bana göre tabiii
gittim geldim.
tekrar baktım
sonra ertesi gün tekrarrr
amaaaan dedim
ölümlü dünya,ölümlü insan
gel sıkma canını al gitsinnn





Aldım gitti,gelsin diye bekliyorum..
ama güzel hırka değil mi???

(not ;yine gelcem,bu küçük bir selamdı)

12 Nisan 2012 Perşembe

'''o öyledir bu böyledir'' ,bugünlerde

Merhabalar ;

son zamanlarda blog yazılarımı ya da paylaşımlarımı perşembe günleri yazdığımı farkettim.
sadece geçen hafta Meral Okay'ın eşini anlattığı o muhteşem yazısını paylaştıkdan kısa bir süre sonra
vefat ettiğini öğrenince(paylaşımın üzerine ,garip bir tesadüf)  ve basında ve sağda solda onunla ilgili ''muhteşem yüzyıl ''dan dolayı kinli yazıları görünce hani kendi duygularımı paylaşmak istedim , amma ve lakin yazdım sildim sonrada..


neden mi?  bilmem ki.....
sanırım artık insanlarla uğraşmak istemiyorum...
çünkü dar kalıplardan ,küçük pencerelerden insanlara,hayata,toplumlara bakan insanlarla hayatım boyunca mücade ettim ve o kadar yoruldum kiii.

neyse yineee başladım benn,biri beni durdursun ...


şu kadarını söyleyeyimmm.
hani Neşat Ertaş'ın bir türküsü vardır orda der ki '''Kalpten Kalbe bir yol vardır, bilinmez'' ha işte o yolu Meral Okay öğrenmişti (bana göre)
kendisinide ,ürettiklerinide çok beğenerek izliyordum (Muhteşem Yüzyıl dışında )Allah taksiratını affetsin,Allah rahmet Etsin diyorum be bu konuyu kapatıyorummm

bu arada ben bugünlerdeee ;



bu güzel kremi (yaklaşık 2 tüp kullandım yani 4-5 aydır ) kullandım ,çok memnun kaldım.
cilt rengimi açtı,aydınlattı,lekeleri bayağı toparladı,ihtiyacı olana tavsiye ederim.
ama bu dönem güneş koruyucuda kullanmak gerekiyor,ben bionıke dan aldım ,bakalım deniycez .






Yukardaki yakışıklıyla hafta sonu beraberdim hala anneden beslenmeye devam ediyor,o yüzden yemek yediremiyoruz.arabalara acayip merak saldı,kemeri bağladım uslu uslu oturdu ,sağı solu inceleyip durdu.
arabayla gezdirdim nasıl mutlu oldu ?





araba kullanmazsa olmaz tabiii,baksanıza vites kutusunu nasılda kavranmış değil mi?
şöförlük aileden geliyor,genlerine işlemiş çocuğun sankii.
Efe ile  abisi ile oyalanmak bana nasıl iyi geliyor ?terapi gibiler minik kuzularım.




bu güzel tatlıyıda geçen hafta yaptım.tarif portakal ağacından..
ama ben evdeki malzemelere uydurarak yaptım,nefis birşey oldu,tavsiye ederim.
sanırım tarifin adı kedi dilli 3 katlı kakaolu pasta(portakal aramolu)
özellikle portakal aroması nefis olmuştu.


evet bende durumlar böyle..


herkese hayırlı haftalar,sağlıklı ve mutlu olmanız dileğiyleeee

5 Nisan 2012 Perşembe

AŞK BİR SIZMA HALİDİR.

 


MERAL OKAY ''AŞK '' ÜZERİNE.....




Bir gün evi düzenlerken fark ettim. Bir de baktım ki, benden çok Yaman''ın eşyaları var...
Küçük küçük poşetlerle sızmıştı.
 Aşk bir sızma halidir... 
Yaman o kadar temiz bir adamdı ki ona kızamazdınız. Bir o kadar da yiğitti. 
Ben derdim ki; bu adam ne zaman yorulacak! Meğer acelesi varmış...Herşeyi o kadar yoğun, hızlı ve coşkulu yaşıyor ve yaşatıyordu ki büyüleyici bir şeydi bu. 
Ben köşeleri çok olan bir insandım. Yaman beni eğitti... Aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden ''biz'' olabilme halidir...İnsan egosu denetlenmesi en güç şeydir. Bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz... Biz birbirimize karşı çok saygılıydık... Eee bazen de sıkılırdık, hele üç beş aydır bir aradaysak birbirimizin gözüne bakardık, önce kim gidecek diye, böyle nefes molaları da verirdik... Döndüğümüzde yepyeni bir enerji ve hasret bekliyor olurdu bizi... 
Aşk bazen de bir kıyamama halidir... Şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim, o benden daha iyi bir insandı...O kadar bebek, o kadar adam, o kadar temiz, onun kadar beklentisiz, onun kadar temiz yaşamayı öğrenmeye çalıştım. Buradan bir öğretmen öğrenci ilişkisi anlaşılmasın...O, o kadar ahlaklı ve temizdi ki, 
yaşam biçimi ve duruşu karşısında başka türlü olamazdınız. 
Onun yanında kirli kalamazdınız. Böyle bir şölen gibi, bir lunapark gibi sevdalık yaşayınca bu görkemi taşımayan her şey bir çadır tiyatrosu gibi geliyor insana...Bu ateşle yanma hali o kadar derinden, için için yanıyor ki, dönüp bir başka ölümlüyü yakmaya içi elvermiyor insanın...Yaman’la her günümüz sevgililer günüydü...
Eşine bu kadar çok çiçek getiren bir adamı daha analar doğurmamıştır...Biz birçok defa sabah uyanıp birlikte gün doğumunu seyreder, ne bileyim çingene vapuruna binip sabah erken boğaz’ı turlardık.Bugün eksik olan ne? Bu topraklarda eksik aşk ve mutluluk kutsanmaz, ayrılık ve acı kutsanmıştır...
 Birlikteliklerdeki tutku kutsanmaz da, ayrılıklardaki tutku kutsanır hep...Yaralarıyla mutlu olmaya daha yatkın bir kültüre sahibiz biz..


MERAL OKAY 




Ben bu yazıyı çok beğendim ,sizlerle paylaşmak istedim.umarım sizlerde beğenirsiniz....




güzel haftasonları olsun ,
SELAM VE MUHABBETLE